Covid-19 tanılı olgularda IG g antikor yanıtının takibi / Follow-up of IG G antibody response in COVİD-19 cases

Loading...
Thumbnail Image
Date
Authors
USLU ERSÖZ, AYŞE BETÜL
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Giriş: Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinden nedeni bilinmeyen pnömoni vakaları bildirilmiştir. Bu olgulardan alınan solunum yolu örneklerinden izole edilen virus SARS-CoV-2 olarak adlandırılmıştır. İnsandan insana damlacık yolu ile bulaşması nedeniyle tüm dünyaya yayılan bir pandemiye neden olmuştur. Covid-19 geçiren kişilerde IgM ve IgG antikor yanıtı oluştuğu bilinmektedir. Ancak SARS-CoV-2'ye karşı gelişen bu antikor yanıtının ne kadar süre ile kalıcı olacağı ve koruyucu titreleri kesin olarak bilinmemektedir. Çalışmamızda Covid-19 geçiren olgularda yaklaşık bir yıl boyunca antikor düzeylerini kantitatif olarak takip ederek SARS-CoV-2'ye karşı gelişen antikor yanıtının kalıcı olup olmayacağını, antikor titre düzeyinin ve antikor pozitifliği süresinin hangi değişkenlerden etkilendiğini saptamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne 11 Mart 2020 ile 11 Ağustos 2020 tarihleri arasında başvurmuş ve Covid-19 tanısı almış olan olgularda bir yıllık sürede antikor titre takibi yapılması planlandı. Çalışmaya katılan hastaların eşlik eden kronik hastalıkları kaydedildi, Charlson komorbidite indeksi (CCI) ve vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplandı. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin Covid-19 tedavi rehberine göre hastaların klinik ağırlık skorları belirlendi ve hasta popülasyonu hafif, orta, ağır olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastalar, hastaneye ilk başvuru tarihlerinden itibaren yaklaşık olarak 1. 3. 6. ve 12. aylarda toplam 4 defa vizite çağırıldı ve SARS-CoV-2 IgG Quant testi (Abbott Laboratories, IL, ABD) ile SARS-CoV-2 Anti-N IgG titreleri ölçüldü. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 177 hastanın %53,1'i erkekti (n=94) ve yaş ortalamaları 44,72 (±13,47) idi. Hastaların 164'ü (%92,7) PZR pozitifti, 13 olgu olası Covid-19 tanısı almıştı. Olası Covid-19 tanılı olguların hepsinde SARS-CoV-2 Anti-N IgG testi pozitifti. Hastalarımızın VKİ median değeri 27,74 (IQR: 24,97-30,89) saptandı. Yetmiş hastanın (%39,5) eşlik eden en az bir ek hastalığı vardı. Klinik ağırlık derecesine göre hastaların %33,3'ü hafif, %46,9'u orta, %19,8'i ağır olarak sınıflandırıldı. Takip vizitlerinin yapıldığı gün aralıkları; 1. vizitte median 56 gün (IQR: 42-64 gün), 2. vizitte median 92 gün (IQR: 90-96 gün), 3. vizitte median 193 gün (IQR: 183-199 gün), 4. vizitte 371 gün (IQR: 366-405 gün) idi. Antikor pozitifliği oranı 1. vizitte %88,7, 2. vizitte %80,8, 3. vizitte %45,9, 4. vizitte %21,4 saptandı. SARS-CoV-2 Anti-N IgG titrelerinin medianı 1. vizitte 5,9 (IQR: 3,45-7,66), 2. vizitte 3,88 (IQR: 2,08-6,44), 3. vizitte 1,36 (IQR: 0,58-2,83), 4. vizitte 0,84 (IQR: 0,38-1,22) ölçüldü. Antikor titrelerinin özellikle 3. vizitte önemli derecede düştüğü görüldü (p<0,0001). Anti-N IgG titreleri ile hastalığın ağırlık derecesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki mevcuttu (tüm vizitler için sırasıyla, p<0,0001, p<0,0001, p<0,0001, p=0,004). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, hastalık şiddeti arttıkça 1. ve 3. vizitlerde antikor pozitifliği olasılığı yaklaşık 3 ila 6 kat artmaktaydı (sırasıyla OR: 6,453 %95 CI 2,126-19,589, p<0,0001, OR: 3,169 %95 CI 1,710-5,873, p<0,0001). Antikor pozitifliği üzerine etki eden diğer bağımsız değişkenler yaş ve CCI skoruydu (sırasıyla OR:1,078 %95 CI 1,031-1,127, p<0,0001, OR: 0,537 %95 CI 0,363-0,795, p=0,002). Ayrıca 3. ve 4. vizitler arasında aşı olan hasta grubu aşı olmayan hastalar ile karşılaştırıldı. Son vizitte ölçülen ortalama antikor titresi, aşı olan grupta aşı olmayan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0,0001). Sonuç: Çalışmamızda özellikle 6. aydan sonra Anti-N IgG antikor pozitifliğinde anlamlı bir düşüş olduğu görülmüştür ve anti-N IgG titresinde 1 yıl içerisinde önemli miktarda azalma gözlenmiştir. Tüm vizitlerde ölçülen ortalama antikor titreleri hafif hastalarda orta ve ağır hastalara göre anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır. Antikor titresinin klinik ağırlık skoru ile orta derecede korele olduğu gösterilmiştir. Antikor pozitifliği üzerine etkili en önemli bağımsız faktör hastalığın ağırlık derecesi olmuştur. Antikor pozitifliğine etki eden diğer bağımsız değişkenler ise yaş ve CCI skorudur. Çalışmamızda antikor titre değerleri takip edilmiş ancak bu değerlerin re-enfeksiyon ve ağır hastalıktan koruyuculuğu objektif olarak değerlendirilememiştir. SARS-CoV-2'ye karşı gelişen antikorların kalıcılık süresinin yanı sıra seropozitiflik ile re-enfeksiyona karşı koruyucu bağışıklık arasındaki ilişkiyi aydınlatmak ve koruyucu antikor titre düzeylerini belirleyebilmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Description
Introduction: In December 2019, pneumonia cases of unknown origin were reported from the city of Wuhan, China. The virus isolated from respiratory tract samples taken from these cases was named as SARS-CoV-2. It has caused a pandemic that spread all over the world due to its transmission from person to person through droplets. It is known that IgM and IgG antibody responses occur in people who have had Covid-19. However, it is not known whether this antibody response against SARS-CoV-2 will be permanent. In our study, we aimed to determine whether the antibody response against SARS-CoV-2 would be permanent by following the antibody levels quantitatively for about a year in cases with Covid-19, and which variables affected the antibody titer level and the duration of antibody positivity. Materials and Methods: Antibody titer follow-up was planned for one year in cases who applied to Bezmialem Vakıf University Medical Faculty Hospital between March 11, 2020 and August 11, 2020 and were diagnosed with Covid-19. Comorbid chronic diseases of the patients participating in the study were recorded, Charlson comorbidity index (CCI) and body mass index (BMI) were calculated. According to the Covid-19 treatment guideline of the American National Institutes of Health, the clinical severity scores of the patients were determined and the patient population was divided into 3 clinical severity groups as mild, moderate and severe. The patients were called for a total of 4 visits approximately in the 1st, 3rd, 6th and 12th months from the first admission to the hospital, and the SARS-CoV-2 Anti-N IgG titers were measured with SARS-CoV-2 IgG Quant test (Abbott Laboratories, IL, USA). Results: 53.1% of the 177 patients included in the study were male (n=94) and their mean age was 44.72±13.47. 164 (92.7%) of the patients were PCR positive, 13 cases were diagnosed with probable Covid-19. SARS-CoV-2 Anti-N IgG test was positive in all cases with a possible diagnosis of Covid-19. The median BMI value of our patients was 27.74 (IQR: 24.97-30.89). Seventy patients (39.5%) had at least one comorbidity. According to the severity, 33.3% of the patients were classified as mild, 46.9% as moderate and 19.8% as severe. Day intervals of follow-up visits; Median 56 days at visit 1 (IQR: 42-64 days), median 92 days at visit 2 (IQR: 90-96 days), median 193 days at visit 3 (IQR: 183-199 days), 371 days at visit 4 (IQR: 366-405 days). The seroconversion rate was 88.7% at visit 1, 80.8% at visit 2, 45.9% at visit 3, and 21.4% at visit 4. The median of SARS-CoV-2 Anti-N IgG titers was 5.9 at visit 1 (IQR: 3.45-7.66), 3.88 at visit 2 (IQR: 2.08-6.44), at visit 3 1.36 (IQR: 0.58-2.83), 0.84 (IQR: 0.38-1.22) at visit 4. It was observed that the antibody titers decreased significantly especially at the 3rd visit (p<0.0001). There was a statistically significant correlation between the anti-N IgG titers and the severity of the disease (p<0.0001, p<0.0001, p<0.0001, p=0.004) for all visits, respectively. In multivariate logistic regression analysis, as the disease severity increased, the probability of antibody positivity increased approximately 3 to 6 times at visits 1 and 3 (OR: 6,453 95% CI 2,126-19,589, p<0,0001, OR: 3,169 95% CI 1,710-, respectively). 5,873, p<0.0001). Other independent variables affecting antibody positivity were age and CCI score (OR: 1.078 95% CI 1.031-1.127, p<0.0001, OR: 0.537 95% CI 0.363-0.795, p=0.002). In addition, the vaccinated patient group between the 3rd and 4th visits was compared with the unvaccinated patients. The mean antibody titer in the vaccinated group at the last visit was found to be significantly higher than the unvaccinated group (p<0,0001). Conclusion: In our study, it was observed that there was a significant decrease in Anti-N Ig-G antibody positivity, especially after the 6th month, and a significant decrease was observed in the anti-N IgG titer within 1 year. The mean antibody titers measured at all visits were found to be significantly lower in mild patients than in moderate and severe patients. The antibody titer has been shown to be moderately correlated with the severity score. The most important independent factor affecting antibody positivity was the severity of the disease. Other independent variables affecting antibody positivity are age and CCI score. In our study, antibody titer values were followed, but the protection of these values from re-infection and severe disease could not be evaluated objectively. Further studies are needed to elucidate the relationship between seropositivity and protective immunity against re-infection, as well as the persistence period of antibodies against SARS-CoV-2, and to determine protective antibody titer levels.
Keywords
Citation