Publication: Sezaryen sonrası normal doğum planlanan gebelerde sonografik uterin alt segment kalınlık ölçümünün prediktif değeri / Predi̇cti̇ve value of sonographi̇c measurement of lower uteri̇n segment
Program
Authors
Authors
GORCHIYEVA, Irana
Advisor
Date
Language
Type
Publisher
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Abstract
Objective: Cesarean section rates are increasing day by day around the world. For many women who have had a previous cesarean delivery, Vaginal birth after cesarean (VBAC) is a viable procedure. In this particular study, we examined the predictive value of sonographic uterine lower segment measurements in successful VBAC. Methods: The data of pregnant women who were followed up for VBAC between 2019 and 2021 in Bezmialem Vakıf University Medical Faculty Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology, were retrospectively analyzed. Pregnant women aged 18-45 years, who had a previous cesarean section at 32 weeks or more, with vertex presentation, estimated fetal weight below 4250 g, and no fetal anomaly detected in antenatal follow-ups were included in the study. In all patients, lower segment total thickness, residual myometrial thickness and cervical canal length were measured by transvaginal ultrasonography at 36-39 weeks. Basic dermographic, obstetric, clinical and sonographic data, maternal and neonatal outcomes of the patients were recorded. Results: VBAC was successful in 45 (69,2%) of the 65 patients included in the study, and other 20 (30,8%) delivered cesarean section. The two groups were similar in terms of basic demographic data (p>0.05). Induction of labor was applied to 10 (22,2%) patients in the successful VBAC group and 17 (85%) patients in the unsuccessful group, and a statistically significant difference was found (p<0.001).When the BISHOP scores during hospitalization were evaluated, it was found to be significantly higher in the successful VBAC group [5(1-11) vs 2(1-11) p<0.001]. While cervical length was significantly shorter in the successful VBAC group, there was no difference between the two groups in total lower segment thickness and residual myometrial thickness [respectively (37.48±9.08 vs 41.4±6, p=0.047), (4.49±6) 1.33 vs 4.72±1.97,p>0.05), (2.04±0.8 vs 2.07±0.92, p>0.05)]. Uterine and bladder rupture took place during VBAC for 1 case only in our study; lower segment thickness of the case was 2,3 and residual myometrial thickness was 1,1. Logistic regression analysis revealed that labor induction was the only factor that significantly reduced the success of VBAC (p=0.036). Conclusion: Lower segment measurements have no value in predicting VBAC success. The most important factor predicting the success of VBAC is the spontaneous onset of labor. Keywords: Vaginal Delivery After Cesarean Section, Cesarean Section, Total Lower Segment Thickness, Ultrasonography, Uterine Rupture
Description
Amaç: Dünyada sezaryen oranları her geçen gün artmaktadır. Önceden sezaryen doğum yapmış birçok kadın için sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) uygulanabilir bir prosedürdür. Çalışmamızda SSVD başarısında sonografik uterin alt segment ölçümlerinin prediktif değerini incelemeyi amaçladık. Yöntem: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 2019 ve 2021 yılları arasında SSVD amacıyla takibe alınan gebelerin verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya 18-45 yaş arası, daha önce 32.hafta ve üzerinde alt segment transvers insizyonu ile sezaryen doğum yapmış, verteks prezentasyon, tahmini fetal ağırlığı 4250 gr altında olan, antenatal takiplerde herhangi bir fetal anomali saptanmayan gebeler dahil edildi. Tüm hastalara 36-39. gestasyonel haftada transvajinal ultrasonografi ile alt segment total kalınlık, rezidüel myometriyal kalınlık ve servikal kanal uzunluğu ölçümleri yapıldı. Hastaların temel demografik, obstetrik, klinik ve sonografik verileri, maternal ve neonatal sonuçları kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 65 hastadan 45'inde (%69,2) SSVD denemesi başarılı oldu, 20 hasta (%30,8) sezaryen doğum gerçekleştirdi. İki grup temel demografik veriler açısından benzerdi (p>0.05). Başarılı SSVD grubunda 10 (%22,2), başarısız grupta ise 17 (%85) hastaya doğum indüksiyonu uygulanmış ve istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,001). Hospitalizasyon sırasındaki BISHOP skorları değerlendirildiğinde başarılı SSVD grubunda anlamlı olarak yüksek görülmüştür [5(1-11) vs 2(1-11) p<0.001]. Servikal uzunluk, başarılı SSVD grubunda anlamlı olarak daha kısayken total alt segment kalınlığı (TASK) ve rezidüel myometriyal kalınlıkta (RMK) iki grup arasında fark izlenmemiştir [sırasıyla (37.48±9.08 vs 41. 4±6, p=0.047), (4.49±1.33 vs 4.72±1.97,p>0.05), (2.04±0.8 vs 2.07±0.92, p>0.05)]. Çalışmamızda sadece 1 olguda SSVD esnasında uterus ve mesane rüptürü gelişmiştir; olgunun alt segment kalınlığı 2,3mm, rezidüel myometrial kalınlığı 1,1mm olarak kaydedilmiştir. Lojistik regresyon analizinde doğum indüksiyonun, SSVD başarısını anlamlı derecede azaltan tek faktör olduğu ortaya konmuştur (p=0.036). Sonuç: Alt segment ölçümlerinin SSVD başarısını öngörmede değeri yoktur. SSVD başarısını öngören en önemli faktör doğumun spontan başlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Sezaryen Sonrası Vaginal Doğum, Sezaryen, Total Alt Segment Kalınlığı, Ultrasonografi, Uterin Rüptür