Publication:
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında; total oksidan/ antioksidan seviyelerin araştırılması, bu seviyelerin böbrek fonksiyonlarıyla ilişkisi

Loading...
Thumbnail Image
Date
2020
Authors
Authors
ARİS, Özlem
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Research Projects
Organizational Units
Journal Issue

Metrics

Search on Google Scholar

Abstract
Aims: Autosomal dominant polycystic kidney disease (ADPKD) is a systemic, progressive disease characterized by renal and non-renal organs cysts, and is the most common inherited cause of end stage renal disease (ESRD). It is an important health problem with high mortality due to the lack of a permanent treatment and common cardiovascular complications. There are hypotheses that affect the severity and progression of the disease at the cellular level. "Oxidative stress", which is one of the predicted mechanisms, is defined as the disruption of oxidant-antioxidant balance in the body. The aim of our study is to measure total antioxidant level (TAS) and total oxidant level (TOS), to calculate the oxidative stress index (OSI) and to compare of these results with healthy volunteers. Thus, an idea about whether oxidative stress increases in the earlier stages of ADPKD, which is an important cause of hypertension (HT) and ESRD, can be obtained and precautions can be taken and a basis for determining new targets for treatment will be established. Materials and Methods:45 ADPKD (mean age 38 (39.9 ± 11.0)) and 45 healthy controls (mean age 41 (40.2 ± 11.3)) were included in the study. The mean estimated glomerular filtration (eGFR) of the study participants was preserved. TAS and TOS levels in serum were measured using the colorimetric Erel method in the participants who did not differ significantly in terms of age and eGFR. OSI was calculated (TOS / TAS * 100). The two groups were compared in terms of these parameters by nonparametric tests (Mann Whitney U). In addition, ADPKD group was evaluated in terms of differences within itself. The relationship between oxidative stress, presence of HT, nephrolithiasis, inflammation, kidney volume and drugs used were evaluated by correlation analysis. p <0.05 value was considered significant for statistical analysis. Results: There was no statistically significant difference between the two groups in terms of TAS, TOS and OSI levels. TOS and OSI levels were numerically higher in patients with ADPKD than healthy control group, they were not statistically significant (P> 0.05). No significant difference was found in ADPKD group in terms of oxidative stress and kidney volume, presence of HT, nephrolithiasis, use of renin- angiotensin aldosterone system inhibitor (RAASi). According to the correlation analysis in ADPKD group; TAS levels with Hb (r = 0.52 / p = 0.001), creatinine (r = 0.49 / p = 0.001), uric acid (r = 0.76 / p = 0.0001), ferritin (r = 0, 48 / p = 0.001) levels were significantly positively correlated. There was a significant negative correlation between serum urea (r = -0.32 / p = 0.034) and uric acid (r = -0.30 / p = 0.046) levels and OSI levels. According to the correlation analysis made in the healthy control group; the parameters showing significant positive correlation with TAS were age (r = 0.363 / p = 0.014), BMI (r = 0.420 / p = 0.004), systolic blood pressure (r = 0.523 / p = 0.000) and diastolic blood pressure (r = 0.304). / p = 0.042), Hb (r = 0.514 p = 0.000), creatinine (r = 0.443 / p = 0.002). The parameters showing significant negative correlation with TAS are eGFR (r = -0.372 / p = 0.012), ESR (r = -0.185 / p = 0.223), CRP (r = -0.295 / p = 0.049). It was shown that there was a significant positive correlation between BMI and TOS in the healthy control group (r = 0.323 / p = 0.031). Conclusion: Our study is the first study in which TAS, TOS, OSI levels and oxidative stress were investigated and compared with the healthy control group in early stage ADPKD, and the correlation of the results with other findings and patient characteristics was examined. There was no statistically significant difference in TAS, TOS, and OSI levels between patients with ADPKD with preserved renal functions and healthy control group. More clinical studies are needed in larger sample groups in order to reveal whether oxidative stress plays a role in the pathogenesis and progression of ADPKD by showing a cause and effect relationship. If the results are significant, it can be aimed to use TAS and TOS measurements, which reflect the entire oxidative balance, as a follow-up biomarker. In addition, having preventive treatment options that can be applied in the early stages of ADPKD may reduce overall cardiovascular events and mortality in individuals with potential ADPKD. The significant correlation results obtained in this study between oxidative stress markers and biochemical parameters may provide a basis for further studies to elucidate the mechanisms affecting the oxidant and antioxidant status in bioorganism.
Description
Amaç: Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH), böbrek ve böbrek dışı organlarda kistlerle karakterize sistemik, ilerleyici bir hastalık olup, son dönem böbrek yetersizliğinin (SDBY) en yaygın kalıtsal nedenidir. Kalıcı bir tedavisinin olmaması ve sık görülen kardiyovasküler komplikasyonlar sebebiyle mortalitesi yüksek, önemli bir sağlık problemidir. Hastalığın şiddetini ve ilerlemesini hücresel düzeyde etkilediği öngörülen mekanizmalardan biri olan "oksidatif stres" vücuttaki oksidan-antioksidan dengesinin bozulması olarak tanımlanmaktadır. Çalışmamızın amacı, böbrek fonksiyonları korunmuş ODPBH olan hastalarda oksidatif stres belirteçleri olarak kabul edilen total antioksidan seviye (TAS) ve total oksidan seviyesinin (TOS) ölçülüp oksidatif stres indeksinin (OSI) hesaplanması; bunların benzer böbrek fonksiyonları olan sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırılmasıdır. Böylece önemli bir hipertansiyon (HT) ve SDBY nedeni olan ODPBH'nin daha erken dönemlerinde oksidatif stresin artıp artmadığı konusunda bir fikir edinilip buna yönelik önlemler alınabilecek ve tedavi için yeni hedeflerin belirlenmesine zemin oluşturulabilecektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ortalama tahmini glomeruler filtrasyonları (eGFR) normal olan 45 ODPBH (ortalama yaş 38 (39,9±11,0) )ve 45 sağlıklı kontrol (ortalama yaş 41 (40,2±11,3) ) grubu dâhil edildi. Yaş ve eGFR açısından anlamlı fark olmayan katılımcılarda, serumda TAS ve TOS düzeyleri kolorimetrik Erel yöntemi kullanılarak ölçüldü. OSI hesaplandı (TOS/TAS*100). İki grup bu parametreler açısından nonparametrik testler ile (Mann Whitney U) karşılaştırıldı. Ayrıca ODPBH grubu kendi içindeki farklılıklar açısından da değerlendirildi. Oksidatif stresin, HT, nefrolityazis varlığı, inflamasyon, böbrek hacmi ve kullanılan ilaçlar ile ilişkisi korelasyon analizi ile değerlendirildi. İstatistiksel analiz için p <0.05 değeri anlamlı kabul edildi.Bulgular: TOS, TAS düzeyleri ve hesaplanan OSİ için, iki grup arasında anlamlı farklı saptanmadı. TOS ve OSI düzeyleri, ODPBH tanılı olgularda sağlıklı kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmakla beraber, istatistiksel olarak anlamlı değildi (P>0,05). ODPBH grubunda oksidatif stres ile böbrek hacmi, HT varlığı, nefrolitiyazis, renin-anjiyotensin aldosteron sistem inhibitörü (RAASi) kullanımı açısından da anlamlı bir fark saptanmadı. ODPBH grubunda yapılan korelasyon analizine göre; Hb (r= 0,52 / p=0,001), kreatinin (r= 0,49 / p=0,001), ürik asit (r= 0,76 / p=0,0001), ferritin (r= 0,48 / p=0,001) düzeyleri ile TAS arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı. TAS ölçümü sonuçları eGFR ile negatif korelasyon gösterdi (r= -0,30/ p=0,042). OSİ düzeyleri ile üre (r=-0,32 / p=0,034) ve ürik asit (r=-0,30 / p=0,046) arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı. Sağlıklı kontrol grubunda yapılan korelasyon analizine göre; TAS ile anlamlı pozitif korelasyon gösteren parametreler, yaş (r=0,363 / p=0,014), VKİ (r=0,420 / p=0,004), sistolik kan basıncı (r=0,523 / p=0,000) ve diastolik kan basıncı (r=0,304 / p=0,042), Hb (r=0,514 p=0,000), kreatinin (r=0,443 / p=0,002), parametreleridir. TAS ile anlamlı negatif korelasyon gösteren parametreler ise, eGFR (r=-0,372 / p=0,012), ESR (r=-0,185 / p=0,223), CRP (r=-0,295 / p=0,049) parametreleridir. Sağlıklı kontrol grubunda VKİ ile TOS arasında anlamlı pozitif korelasyon olduğu gösterildi (r=0,323 / p=0,031). Sonuç: Çalışmamız, erken evre ODPBH'da TAS, TOS, OSİ düzeyleriyle oksidatif stresin araştırılıp sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldığı, sonuçların diğer bulgularla ve hasta özellikleriyle korelasyonunun incelendiği ilk çalışmadır. Böbrek fonksiyonları korunmuş ODPBH tanılı olgularla sağlıklı kontrol grubu arasında TAS, TOS, OSİ düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. ODPBH'nin patogenez ve progresyonunda oksidatif stresin rolünün olup olmadığının neden sonuç ilişkisi gösterilerek ortaya konabilmesi için, daha büyük örneklem gruplarında daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç vardır. Elde edilecek bulguların anlamlı olması durumunda, tüm oksidatif dengeyi yansıtan TAS ve TOS ölçümlerinin bir takip belirteci olarak kullanılması hedeflenebilir. Ayrıca, ODPBH'de hastalığın erken aşamalarında uygulanabilecek koruyucu tedavi seçeneklerinin ortaya konması, potansiyel olarak ODPBH'li hastalarda genel kardiyovasküler olay ve mortalite riskini azaltabilecektir. Oksidatif stres belirteçleri ve biyokimyasal parametreler arasında bu çalışmada elde edilen anlamlı korelasyon sonuçları, biyoorganizmadaki oksidan ve antioksidan durumu etkileyen mekanizmaların aydınlatılmasında ileri çalışmalara bir zemin oluşturabilir.
Keywords
MEDICINE, Nefroloji
Citation
Page Views

0

File Downloads

0

Sustainable Development Goals