Publication: Transkateter aort kapak implantasyonu sonrası kan basıncı yanıtı ile mikroRNAlar 1, 133a, 206, 202-3p arasındaki ilişki ve miyokardiyal strain parametreleri üzerine etkileri / Relationship between blood pressure response and microRNAs 1, 133a, 206, 202-3p after transcatheter aortic valve implantation and its impact on myocardial strain parameters
Files
Program
Authors
Authors
ÇELİKKALE, İLKE
Advisor
YAMAÇ, AYLİN HATİCE
Date
Language
Type
Publisher
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Abstract
Giriş ve Amaç: Başarılı Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu (TAVI) sonrası, miyokardiyal global strainde iyileşme, ve bunun sonucu olarak kan basıncında yükselme beklenir. Her iki sonuç da hastaların sağkalımını ve yaşam kalitesini etkiler. TAVI sonrası sol ventriküler basınç yükünün ortadan kaldırılmasına rağmen, kimi hastalar işlemden sonra fonksiyonel iyileşme, morbidite ve mortalite açısından fayda görmezler. Dolaşımdaki mikroRNA'lar, hücrelerden eksozomal partiküllerin içinde salınabilen yeni bir biyobelirteç sınıfı olarak önem kazanmaktadır. Spesifik bazı miRNAların dolaşımdaki miktarının sol ventriküler yeniden şekillenme (remodelling) ve aortik kapak içinden geçen akım gerilimi (shear stress) ile ilişkili olduklarını gösteren yayınlar mevcuttur. Bu çalışmada, ileri aort darlığı olan hastalarda darlığın TAVİ ile giderilmesinden sonra eksozomal miR-1, 133a, 206, 202-3p'nin varyasyonları incelenerek, miyokardiyal strain ve kan basıncındaki değişiklikler ile ilintili kötü prognoz belirteçlerinin saptanması amaçlanmıştır. Yöntem: TAVİ işlemi yapılacak 45 hastadan; işlem öncesi, taburculuk günü ve 3. ay olarak belirlenmiş 3 farklı zamanda serum örnekleri alındı. Örneklerden eksozomlar izole edilerek seçilmiş miRNAların değişimlerini saptamak için kantitatif gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu uygulandı. Aynı zaman noktalarında Global Longitudinal Strain (GLS) analizini de içerecek şekilde ekokardiyografi yapıldı ve 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümleri ile kan basıncı değişimi kaydedildi. Bulgular: Prosedür sonrası miR-206 düşüşü ile GLS'deki iyileşme arasında negatif korelasyon saptandı. Bununla paralel olarak, miR'deki azalma ne kadar azsa, TAVI-sonrası mutlak GLS o kadar yüksekti. Ayrıca, Ki-kare testi, taburculuktan 3.aya kadar geçen sürede miR-206 miktarı daha da azalan hastaların, 3.ayda GLS kazanımlarının daha az olduğunu ortaya koydu. Ek olarak, işlemden hemen sonraki miR-206 düşüşü, 3.aydaki hem MAB hem de DKB artışı ile negatif korelasyon gösterdi. Bununla birlikte, TAVİ sonrası miR-206 miktarı belirgin olarak düşen hasta grubunda MAB artışı daha azdı. Majör kardiyak ve serebrovasküler olay (MACCE) yaşayan hastalarda miR-206, MACCE görülmeyen hastalara göre belirgin olarak azalmıştı. Üstelik 3.ayda NYHA sınıfında iyileşme olmayan hastalarda, fonksiyonel sınıfı iyileşen/sabit kalan hastalara göre miR-206 daha düşüktü. Sonuç: TAVI sonrası miR-206 düşüşü, kardiyak fonksiyon ve kan basıncında artışla ilintilidir ve kısa dönem takipte klinik sonlanım açısından prediktif olabilir. Anahtar Kelimeler: miR-206, global longitudinal strain, TAVI, kan basıncı, kalp yetmezliği
Description
Background: After successful Transcatheter Aortic Valve Implantation (TAVI) we expect an improvement in myocardial global strain, which should be causally linked to blood pressure rise, both affecting patient survival and quality of life. Despite release of left ventricular (LV) pressure overload by TAVI, some patients fail to derive a functional, morbidity or mortality benefit in the post-procedural period. Circulating microRNAs are emerging as a novel class of biomarkers, that can be secreted by cells within exosomal particles. Previous studies have demonstrated that the circulating levels of specific miRNAs are associated to LV remodelling and to changes in shear stress across the aortic valve. This study aims to assess variations in exosomal mir-206 in patients with severe aortic stenosis after correction by means of TAVI and to find determinants of poor prognosis, linked to blood pressure- and myocardial strain- development. Methods: Serum from 45 patients with aortic valve disease undergoing TAVI was obtained at 3 different time points: Pre TAVI, post-TAVI at the day of discharge and after a period of 3 months. We isolated exosomes and next performed quantitative real-time PCR in order to examine the samples for changes in the level of mir-1,133a, 206 and 202-3p. Echocardiography with determination of global longitudinal strain (GLS) was performed concomitantly at three time points as indicated. Blood pressure development was recorded and quantified using a 24h ambulatory system for all three time points. Results: The post-procedural decrease of miR-206 and gain of GLS after TAVI showed a negative correlation. In line with this, the less the miR decrease the higher the absolute strain value post TAVI. Moreover, the chisquare test indicated that patients with a further decrease of miR-206 between discharge and 3 months displayed significant less gain in GLS at three months. Additionally, there was a negative correlation between miR-206 decrease directly after the procedure and gain of mean arterial pressure (MAP) as well as diastolic blood pressure (DBP) at 3 months. The chisquare test indicated that patients with post-procedural decrease of mir-206 displayed significant less gain in GLS at three months. Concomitantly MAP increase was lower in patients with significant decrease of mir-206 post-TAVI. Patients with major cardio- and cerebrovascular events (MACCEs) displayed significant decrease of miR-206 compared to patients without MACCEs. Moreover patients with a not-improved NYHA class (NYHA>> 2) showed significant decrease of miR-206 compared to patients with an improved/stable functional status. Conclusion: MiR-206 decrease post-TAVI is linked to cardiac function and blood pressure development and may predict clinical outcome at short term follow up. Keywords: Mir 206, global longitudinal strain, TAVI, blood pressure, heart failure