Publication:
Üst gastrointestinal kanaması olan hastalarda yeni kuşak oral antikoagülan kullanımının hastane içi advers olaylara etkisi / The effect of the use of new generation oral anticoagulant on in-hospital adverse events in patients with gastrointestinal bleeding

Loading...
Thumbnail Image
Date
Authors
Authors
ÖZCAN, AYŞE BÜŞRA
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Research Projects
Organizational Units
Journal Issue

Metrics

Search on Google Scholar

Abstract
Giriş ve Amaç: Üst gastrointestinal sistem (GIS) kanaması, anatomik olarak ağızdan Treitz ligamentine kadar olan kısımda meydana gelen kanamalardır. Üst GI kanaması için yaygın risk faktörleri arasında önceki üst GI kanama hikayesi, antikoagülan kullanımı, yüksek doz nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı ve ileri yaş yer alır. Tıp alanında yaşanan gelişmelere rağmen gastrointestinal (GI) kanamalar halen ciddi bir mortalite ve morbidite nedeni olmaya devam etmektedir. Üst GI kanamaya bağlı ölüm oranları %4–%10 arasındadır. Akut üst GI kanaması için yıllık hastaneye yatış insidansı 100.000 kişide yaklaşık 100'dür [1] Günümüzde özellikle kardiyovasküler, serebrovasküler gibi hastalıkların prevalansı da artmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ve kronik hastalıkların artışı ve daha bir çok nedenler oral antikoagülanların yaygın olarak kullanılmasına neden olmaktadır. Bu ilaçların önemli yan etkisi başta gastrointestinal sistem olmak üzere kanamadır. Bazı klinik avantajlarından ve dozları açısından yakın izlem gerektirmedikleri için yeni kuşak oral antikoagülan (YOAK) ilaçların kullanım sıklığı giderek artmaktadır [2]. Biz bu çalışmamızda kullanım sıklığı giderek artmakta olan YOAK ilaçlarını kullanan hastaların, ilaç kullanmayan hastalara ve antitrombositik, antikoagülan ve diğer kronik ilaç kullanımı olan hastalara kıyasla hastane yatış süresi, klinik progresyon, kan transfüzyonu ve mortalite gibi hastane içi advers olaylara etkisini incelemeyi amaçladık. xii Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 11.09.2018 ile 11.09.2019 tarihleri arasında acil servise başvuran ve üst Gİ kanaması olan 18 yaş üstü hastalar dahil edildi. Toplam 358 hastanın dosyası retrospektif tarand ve içlerinden 222 hasta çalışmaya uygun kabul edildi. Dosyalarında verilerine ulaşılamayan hastalar, 18 yaş altı olanlar, travma hastaları, varis kanaması olanlar, diğer hastanelere sevk edilen hastalar çalışma dışında bırakıldı. Hastalar kronik ilaç kullanımı olanlar ve kronik ilaç kullanımı olmayanlar olarak iki grup olarak incelendi. Kronik ilaç kullanımı olanlar ise kullandıkları ilaç türüne göre antikoagülan (warfarin, DMAH), antitrombositikler (asetilsalisilik asit, klopidrogel, tikagrelor), YOAK (dabigatran, rivaroksaban, apiksaban, edoksaban) olarak sınıflandırıldı. Hastaların demografik verileri ve geliş şikayetleri, kanama şekli, kullandığı ilaçlar, ek hastalıkları, rektal tuşe bulgusu, vital bulguları (kan basıncı, nabız, ateş, solunum sayısı), bilinç durumu, laboratuvar sonuçları,WBC (White Blood Cell), hemoglobin(Hgb), hematocrit (Htc), MCV (Mean Corpuscular Volume), platelet, İNR (International Normalized Ratio), BUN (Blood Urea Nitrogen), kreatin (Cre), üre, PT (Protrombin Zamanı), PTT (Parsiyel Tromboplastin Zamanı), transfüzyon ihtiyacı, hastanede kalış süresi, endoskopi sonucu ve bulguları ile hastanın ne şekilde sonlandırıldığı bilgileri hazırladığımız forma kaydedildi. Tüm istatiksel analizler için IBM SPSS (Windows için Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi, Sürüm 21.0, Armonk, NY, IBM Corp.) paket programı kullanıldı. Bulgular: Retrospektif olarak taranan 358 hastanın 246 tanesi üst gis kanama olarak değerlendirildi. Bu hastaların 5 tanesi gebe olduğu için, 14 tanesi varis kanaması olduğu için, 1 tanesi travmaya sekonder kanama olduğu için, 4 tanesi de data eksikliğinden dolayı çalışmaya dahil edilmedi. 222 tanesi çalışmaya uygun kabul edildi. Çalışmaya katılan hastaların 135'i (%60.8) kadın 87'si (%39.2) ise erkekti. Yaş ortalaması ise 62.61 ± 18.62 olarak saptandı. Başvuran hastaların yarısından çoğunun (%54.1) yaşı 65 üzerindeydi. İlaç kullanımı 5 grupta incelendi. Çalışmaya katılanların 76'sı (%34.2) ilaç kullanmıyordu geriye kalan 146 hastanın 52 (%23.4) tanesi YOAK, 27(%12.1) tanesi düşük molekül ağırlık heparin (DMAH) veya coumadin, 17 (%7) tanesi antiagregan ve geri kalan 50 (%22.5) hasta ise bunların dışında herhangi başka bir ilaç kullanmaktaydı. İlaç kullanmayan hastalar ve her bir ilaç grubu arasında hastane içi advers olay, kan transfüzyon sayısı ve hastanede kalış süresi üzerinde anlamlı bir farklılık gözlenmedi. (p =0.387) Bunun yanında Htc/Hgb ve Bun/Cre oranlarının her ikisi de hastanede kalış süresi üzerinde anlamlı bir fark oluşturmamış olmasına rağmen hastane içi advers olayı göstermede anlamlı bir şekilde farklılık oluşturmuştur. (p =0.016, p=0.029) Sonuç: Retrospektif olarak 222 hasta ile gerçekleştirilen çalışmamızda, yeni kuşak oral antikoagülan kullanan hastaların ilaç kullanmayan veya diğer antiagregan ve antikoagülan kullanan hastalara göre; hastane içi advers olayda, hastanede kalış süresinde ve kan transfüzyonu ihtiyacında anlamlı olarak bir farklılık saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Gastointestinal kanama, yeni kuşak oral antikoagülanlar, kan trasfüzyonu, hastane içi advers olay
Description
Introduction and Aim: Upper gastrointestinal (GI) bleeding is defined as bleeding from the mouth to the ligament of Treitz. Common risk factors for upper GI bleeding include previous history of upper GI bleeding, use of anticoagulants, use of high-dose NSAIDs, and advanced age. Despite advances in medicine, gastrointestinal (GI) bleeding still remains a serious cause of mortality and morbidity. Mortality rates from upper GI bleeding range from 4% to 10%. The annual incidence of hospitalization for acute upper GI bleeding is approximately 100 per 100,000 people [1] Today, the prevalence of diseases such as cardiovascular and cerebrovascular diseases is increasing. Prolongation of life expectancy, increase in chronic diseases and many other reasons cause the widespread use of oral anticoagulants. The important side effect of these drugs is bleeding, especially in the gastrointestinal tract. The frequency of use of new generation oral anticoagulant (NOAC) drugs is increasing due to some of their clinical advantages and the fact that they do not require close monitoring in terms of doses [2]. In this study, we aimed to examine the effects of patients using NOAC drugs, the frequency of which is increasing, on in-hospital adverse events such as length of hospital stay, clinical progression, blood transfusion and mortality compared to patients who do not use drugs and patients who use antiplatelet, anticoagulant and other chronic drugs. Materials and Methods: Patients over 18 years of age with upper GI bleeding who applied to the emergency department between 11.09.2018 and 11.09.2019 were xv included in the study. A total of 358 patients were screened, 222 of them were included in the study. Patients with upper GI bleeding who did not have varicose veins and were diagnosed with non-traumatic hemorrhage were identified in the retrospective scan performed on the hospital database.The patients were grouped as those with chronic drug use and those without chronic drug use. Those with chronic drug use were classified as anticoagulants (warfarin, LMWH), antiplatelet agents (acetylsalicylic acid, clopidrogel, ticagrelor), NOAC (dabigatran, rivaroxaban, apixaban, edoxaban) according to the type of drug they used. Demographic data (age, gender, etc.) of the patients and presenting complaint, type of bleeding, drugs used, comorbidities, rectal examination findings, vital signs (blood pressure, pulse, fever, respiratory rate), consciousness status, laboratory results, WBC (White Blood Cell), hemoglobin (Hgb), hematocrit (Htc), MCV (Mean Corpuscular Volume), platelet, INR (International Normalized Ratio), BUN (Blood Urea Nitrogen), creatinine (Cre), urea, PT (Prothrombin Time), PTT (Partial Thromboplastin Time), need for transfusion, length of hospital stay, endoscopy result and findings and how the patient was terminated were recorded in the form we prepared. IBM SPSS (Statistics Package for Social Sciences for Windows, Version 21.0, Armonk, NY, IBM Corp.) package program was used for all statistical analyses. Results: 246 of 358 retrospectively screened patients were evaluated as upper GI bleeding. Of the patients participating in the study, 135 (60.8%) were female and 87 (39.2%) were male. The mean age was 62.61 ± 18.62. More than half of the admitted patients (54.1%) were over 65 years old. We analyzed drug use in 5 groups. Of the study participants, 76 (34.2%) were using drugs, 52 (23.4%) of the remaining 146 patients were using NOAC, 27 (12.1%) were low molecular weight heparim (LMWH) or coumadin, 17 (%7) were antiaggregant, the remaining 50 (%) 22.5), the patient was using any medication other than these. There was no significant difference in in-hospital adverse events, number of blood transfusions and length of hospital stay between non-medicated patients and each drug group. (p = 0.387) In addition, although both Htc/Hgb and Bun/Cre rates did not make a significant difference on the length of hospital stay, they were found to be significant in demonstrating in-hospital adverse events. (p = 0.016, p = 0.029 Conclusion: In our retrospective study conducted with 222 patients, patients using new generation oral anticoagulants compared to patients who do not use drugs or use other antiaggregants, anticoagulants; There was no significant difference in in- hospital adverse event, length of hospital stay and need for blood transfusion. Keywords: Gastrointestinal bleeding, new generation oral anticoagulants, blood transfusion, in-hospital adverse event.
Keywords
Citation
Page Views

9

File Downloads

75

Sustainable Development Goals