Publication:
Mikroenkapsüle edilen paratiroid hücrelerinin omentuma naklinde hiperterminin etkisi

Loading...
Thumbnail Image
Date
Authors
Authors
ÖZDEMİR GÜREL, Burcu
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Research Projects
Organizational Units
Journal Issue

Metrics

Search on Google Scholar

Abstract
Hypoparathyroidism is an endocrine disorder characterized by high phosphorus and low levels of calcium and parathormone. Injury of the parathyroid glands during thyroid or other head and neck surgeries, or complete removal of the parathyroid glands (associated with the surgical method that should be applied especially in secondary and tertiary hyperparathyroidism, while accidentally occurring in thyroidectomy) are the most common causes of hypoparathyroidism. As a conventional treatment, calcium, vitamin D, phosphate and magnesium preparations are used. There are also recombinant parathormone drugs. However, animal studies have shown that long-term treatment is also associated with the development of bone tumors. In addition, not every patient can access it due to its high costs. The most physiological and potential definitive treatment for persistent hypoparathyroidism is to restore parathyroid tissue to regenerate calcium homeostasis. Therefore, the most effective, permanent and viable treatment method is parathyroid cell transplantation. In the literature, three basic techniques for parathyroid transplantation have been described: direct transplantation, transplantation of cultured cells and transplantation of microencapsulated cells. Direct transplantation technique is the oldest technique and is not preferred today due to the fact that it requires permanent immunosuppression, and has low success rate and survival. In the transplantation of cultured cells, the success rate is limited and the survival is not very long. Both the failure to increase the success rate and the lack of long survival in successful transplants are explained by the presence of immune defense cells. The highest success rate without permanent immunosuppression is achieved by microencapsulation techniques. Already the highest success rate is observed after the application of microencapsulation.With this process, parathyroid cells can be transferred to the omentum by microencapsulating with various bio-compatible materials in order to protect them from the immune system. As BVU Parathyroid Transport Unit, in vivo and in vitro studies related to microencapsulation have been completed and microencapsulation transplantation has been carried out to patients since 2016. With the microencapsulation method, the survival time is extended. However, as shown in our studies, fibrosis is seen around the capsules over time, and the capsules may therefore lose their efficiency. In this study; it is aimed to increase the efficiency of the microencapsulation technique and to optimize the transplantation process. For this purpose, the efficiencies of the capsules will be tested by in vivo conditions and at different temperatures and data will be provided for human parathyroid transplantation in the later period according to the results to be obtained.
Description
Hipoparatiroidi, yüksek fosfor ile düşük kalsiyum ve parathormon seviyeleriyle karakterize bir endokrin hastalıktır. Tiroit veya diğer baş-boyun cerrahileri sırasında paratiroid bezlerinin hasar görmesi veya çıkartılması (tiroidektomilerde yanlışlıkla olurken, özellikle sekonder ve tersiyer hiperparatiroidilerde uygulanması gereken cerrahi yöntemle ilişkili olarak) hipoparatiroidinin en sık görülen nedenidir. Konvansiyonel tedavi olarak kalsiyum, D vitamini, fosfat ve magnezyum preparatları kullanılmaktadır. Bunun dışında piyasada rekombinant parathormon ilaçları da bulunmaktadır. Ancak yapılan hayvan çalışmalarında uzun süreli tedavide kemik tümörlerinin gelişimi ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca yüksek maliyetlerinden dolayı her hasta erişememektedir. Kalıcı hipoparatiroidi için en fizyolojik ve potansiyel olan kesin tedavi kalsiyum homeostasını yeniden oluşturmak için paratiroid dokusunun yeniden işlev görmesini sağlamaktır. Bu nedenle en etkin, kalıcı ve uygulanabilir tedavi yöntemi paratiroid hücre transplantasyonudur. Literatürde paratiroid transplantasyonu için direkt nakil, kültüre edilmiş hücrelerin nakli ve mikroenkapsüle edilmiş hücrelerin nakli olmak üzere üç temel teknik tanımlanmıştır. Direkt nakil tekniği en eski teknik olup kalıcı immünsupresyon gerektirmesi, başarı oranının ve sağ kalımın düşük olması nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir. Kültüre edilmiş hücrelerin naklinde ise hem başarı oranı sınırlıdır, hem de sağ kalım çok uzun değildir. Gerek başarı oranının artmaması, gerekse başarılı nakillerde sağ kalımın uzun olmaması immun defans hücrelerinin varlığıyla açıklanmaktadır. Kalıcı immünsupresyon uygulamaksızın en yüksek başarı oranı mikroenkapsülasyon teknikleriyle elde edilmektedir. Zaten en yüksek başarı oranı da mikroenkapsülasyon uygulanması sonrasında görülmektedir. Bu işlem ile paratiroid hücreleri, immün sistemden korunmaları amacıyla çeşitli biyo-uyumlu malzemeler ile mikroenkapsüle edilerek omentuma nakledilebilmektedir. BVÜ Paratiroid Nakil Ünitesi olarak mikroenkapsülasyonla ilgili in vivo ve in vitro çalışmalar tamamlanarak 2016 yılından itibaren hastalara mikroenkapsülasyon nakli yapılmaktadır. Mikroenkapsülasyon yöntemi ile sağ kalım süresi uzamaktadır. Ancak tarafımızca gerçekleştirilen çalışmalarda gösterildiği gibi zamanla kapsüllerin etrafında fibrozis görülmekte ve kapsüller bu nedenle verimliliklerini kaybedebilmektedirler. Bu çalışmada; mikroenkapsülasyon tekniğinin verimliliğini arttırılması ve nakil işleminin optimize edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla kapsüllerin verimlilikleri in vivo koşullarda ve farklı sıcaklıklarda test edilecek ve elde edilecek sonuçlara göre ilerleyen dönemde insan paratiroid transplantasyonu için veri sağlanacaktır.
Keywords
Paratiroid transplantasyonu, Parathyroid transplantation, Hipertermi, Hyperthermia, Pur Alginate, Pür aljinat, Mikroenkapsülasyon, Microencapsulation
Citation
Page Views

10

File Downloads

62

Sustainable Development Goals