Publication:
Akut iskemik inme olgularında primer girişimsel ve trombolitik tedavinin oksidan-antioksidan durum ve lenfosit DNA hasarı üzerine etkisinin araştırılması / Analyzing the impacts of primary interventional and thrombolytic treatment on oxidant-antioxidant status and lymphocyte dna damage in cases of acute ischemic stroke

Loading...
Thumbnail Image
Date
Authors
Authors
YİĞİT, EDA
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Research Projects
Organizational Units
Journal Issue

Metrics

Search on Google Scholar

Abstract
Amaç: Bu çalışmada acil serviste klinik ve radyolojik bulgularla iskemik inme tanısı konulan erişkin hastalarda erken dönemde (ilk 4-6 saat) uygulanan trombolitik veya trombektomi tedavisinin lenfosit DNA hasarı ve oksidatif stres parametreleri üzerindeki etkilerini araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine; Mayıs 2014-Kasım 2014 tarihleri arasında akut iskemik inme tanısı konulan 62 erişkin hasta prospektif olarak alındı. Çalışmaya kriterlere uygun olan 32 hasta ve kontrol grubu olarak 30 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Akut iskemik inme kliniğinde başvuran hastalar; ilk başvuruda Ulusal Sağlık Enstitüsü İnme Skalası'na (NIHSS) göre 3 gruba ayrıldı. Ayrıca tedavi sonrası 24. saatte modifiye Rankin Skalası (mRS) ile farklı 3 gruba ayrıldı. NIHSS ve mRS'ye göre ayrılan gruplarda ilk başvuruda (tedavi öncesi) ve tedavi sonrası plazma lenfosit DNA hasarı, Total Oksidan Seviye (TOS), Total Antioksidan Seviye (TAS) ve Oksidatif Stres İndeksi (OSİ) çalışıldı. Bulgular: Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, inme grubunda plazma TOS, OSİ ve lenfosit DNA hasarının istatistiksel olarak anlamlı düzeylerde yükseldiği; TAS değerinin ise anlamlı olarak azaldığını saptadık (bütün parametreler için p<0,001). NIHSS'ya göre gruplar karşılaştırıldığında inme ciddiyeti arttıkça DNA hasarı düzeylerinde anlamlı artış ve TAS düzeylerinde ise anlamlı azalma olduğu gözlendi (sırasıyla p<0,001 ve p=0,034). mRS'sına göre grublar değerlendirildiğinde akut inmede nörolojik fonksiyon kaybı arttıkça; grup 1'den grup 3'e doğru gidildikçe DNA hasarı, TOS ve OSİ düzeyinin yükselme eğiliminde olduğu gözlendi (sırasıyla p=0,003, p=0,001 ve p=0,006). Sonuç: İskemik inme geçiren hastalarda erken dönemde, oksidatif stresin biyolojik belirteçleri olarak TAS ve DNA hasarı; inmede kulanılan skalalara alternatif ve objektif bir kriter olarak beyin hasarının şiddetini göstermede kullanılabilir. Ayrıca, bu hastalarda erken dönemde trombolitik veya endovasküler trombektomi tedavisinin etkinliğinin ve nörolojik fonksiyonların iyilik halinin değerlendirilmesinde lenfosit DNA hasarı, TOS ve OSİ düzeylerininin biyolojik belirteçler olarak kullanılabileceğini önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Akut iskemik inme, TOS, TAS, lenfosit DNA hasarı, trombolitik tedavi, trombektomi
Description
Purpose: This study aimed to investigate the impacts of thrombolysis and thrombectomy on lymphocyte DNA damage and oxidative stress parameters for the treatment of adult patients with ischemic stroke in early post-stroke period (within the first 4-6 hour of stroke) based on clinical and radiological findings. Materials and methods: Over a 7-month period (May 2014 through November 2014), 62 consecutive adult patients who presented to the Emergency Department of Bezmialem Vakif University and diagnosed as an acute ischemic stroke were included in this prospective clinical study. Thirty-two patients who met the inclusion criteria and 30 eligible healthy volunteers as control subjects were enrolled. Patients were divided into 3 groups according to their National Institute of Health Stroke Scales (NIHSS) on admission. Additionally, patients were stratified into three different groups based on modified Rankin Scale (mRS) at 24 h after treatment. Plasma lymphocyte DNA damage and Total Oxidant Status (TOS), Total Antioxidant Status (TAS) and Oxidative Stress Index (OSI) were assessed in all groups classified with respect to NIHSS and mRS, both on admission and at 24 h after the treatment. The results were compared between the groups. Results: Plasma TOS and OSI levels and lymphocyte DNA damage were found to be significantly higher, whereas plasma TAS levels were significantly lower in patients with stroke compared with those in the controls (all comparisons, p<0.001). According to the comparison of NIHSS groups with respect to the stroke severity; increased lymphocyte DNA damage levels and decreased TAS levels were observed (p< 0.001 and p=0.034, respectively). When the patients were classified into subgroups with respect to mRS, plasma TOS and OSI levels and lymphocyte DNA damage tended to be higher in group 3 which comprised patients with the most neuronal dysfunction compared to those in groups 1 and 2 (p=0.003, p=0.001 and p=0.006, respectively). Conclusion: Lymphocyte DNA damage and TAS, as biomarkers of early oxidative changes can be regarded as an objective alternative criterion to the stroke assessment scales for determining severity of brain damage in patients with ischemic stroke. Furthermore, we suggest that lymphocyte DNA damage, TOS and OSI levels can be regarded as an early biological indicators to assess neurologic health and well being and the effectiveness of the thrombolytic treatment or endovascular thrombectomy in such patients. Keywords: Acute ischemic stroke, TOS, TAS, lymphocyte DNA damage, thrombolytic treatment, thrombectomy
Keywords
Citation
Page Views

8

File Downloads

7

Sustainable Development Goals