Person:
DESTEK, SABAHATTİN

Loading...
Profile Picture

Status

Kurumdan Ayrılmıştır

Organizational Units

Organizational Unit

Job Title

First Name

SABAHATTİN

Last Name

DESTEK

Name

Email Address

Birth Date

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Publication
    Clinical Significance of Erythrocyte Sedimentation Rate, Leukocyte, Fibrinogen, C-Reactive Protein, and Pentraxin 3 Values in Thyroid Nodules
    (2022-01-01T00:00:00Z) Destek, Sabahattin; Benturk, Beyza; Yapalak, Yunus; ÖZER, Ömer Faruk; DESTEK, SABAHATTİN; YAPALAK, YUNUS; ÖZER, ÖMER FARUK
    Objectives: Thyroid nodules (TN) are common. Genetic and environmental factors as well as chronic inflammation play a role in occurrence of these nodules. The key point in diagnostic assessment is to rule out malignancy. Biomarkers that can show the possibility of malignancy continue to be investigated. We evaluated the relationship between sedimentation rate, leukocyte, fibrinogen, C-reactive protein (CRP), and pentraxin 3 (PTX3) inflammatory markers and characteristics and cytology of TN. Methods: This study included a nodular goiter group with 55 persons and control group with 58 persons. Participants' gender, age, family history, thyroid function tests, sedimentation, leukocyte, fibrinogen, CRP, and PTX3 serum levels were recorded. The number of nodules, the largest nodule diameter, nodular echogenicity, and nodule structures were examined on ultrasonography (US) and thyroid biopsy was performed. Results: The number of TN in patients was between 1 and 4. The number of patients with two TN was higher (47.3%, n=26). Nodule diameters differed between 3 and 62 (mean 21) mm. In thyroid biopsy, papillary thyroid cancer was detected in 25.5% (n=14) of the patients. The number of nodules on US increased as CRP values increased (p=0.013). In addition, the number of nodules on US decreased as fibrinogen values increased (p=0.003). No significant difference was found between the groups in terms of sedimentation, leukocyte, and PTX3 values. Conclusion: The number of TN was positively correlated with CRP and negatively correlated with fibrinogen levels. However, there was no difference between benign and malignant differentiation and biomarkers. CRP values that correlate with the increase in the number of nodules can be used in prognosis and clinical follow-up.
  • Publication
    AKUT APANDİSİT TANISINDA PENTRAXİN-3 VE DİĞER AKUT FAZ REAKTANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
    (2019-10-29T00:00:00Z) Destek, Sabahattin; Yapalak, Yunus; DESTEK, SABAHATTİN; YAPALAK, YUNUS
    AMAÇ: Akut apandisit acil cerrahide en sık karşılaşılan akut batın tablosudur ve apandektomi acil cerrahi girişimleri arasında en fazla yapılan ameliyattır. Ancak geç tanı ve perforasyon oranı yüksekliği hala sorun olmayı sürdürmektedir. Bu sebeple akut apandisit tanısını koymaya ve desteklemeye yönelik testler geliştirilmeye devam etmektedir. Bu çalışmamızda serum lökosit, C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin, fibrinojen ve pentraxin-3 düzeylerinin akut apandisitteki tanısal ve prognostik etkinliği araştırıldı. MATERYAL-METOD: Yetişkin hastalardan (18-84 yaş arası) oluşan kontrol (n=110) ve akut apandisit hasta grubu (n=77) oluşturuldu. Kontrol grubunda %69’u kadın, hasta grubunda %46.8’i kadındı. Hastaların demografik özellikleri, ameliyat öncesi serum lökosit, CRP, prokalsitonin, fibrinojen ve pentraxin-3 seviyeleri ile bunların ameliyat öncesi yapılan batın tomografisi (BT) skorlarıyla, Alvarado skorlarıyla, apandisitin histopatolojik evreleriyle olan ilişkisine bakıldı. BULGULAR: Ortalama yaş, hasta grubunda 36.1 ± 13.6, kontrol grubunda 47.7 ± 16.6 yıldı. BT’de hastaların %13’ünde (n=10) perfore apandisit saptandı. İstatiksel olarak BT skorlarıyla CRP (p=0.001), prokalsitonin (p=0.019), fibrinojen (p=0.025) arasında anlamlı korelasyon varken lökosit ve pentraksin-3 ile korelasyon saptanmadı. Alvarado skorları ile lökosit (p=0.001) ve prolaksitonin (p=0.037) arasında arasında anlamlı korelasyon saptanmışken; CRP, fibrinojen ve pentraksin-3 ile korelasyon bulunmadı. Histopatolojik incelemelerde hastaların %6.5’inde (n=5) perfore apandisit saptandı. Apendisitin histopatolojik evreleriyle CRP (p=0.0001), prokalsitonin (p=0.0001) ve fibrinojen (p=0.008) arasında anlamlı şekilde korelasyon varken lökosit ve pentraksin- 3 ile korelasyon saptanmadı. SONUÇ: Bu klinik çalışmamızda özellikle prokalsitonin düzeyleri akut apandisit tanısı ve hastalığın evresi ile ilgili olarak iyi bir gösterge olduğu bulundu. Diğer taraftan pentraksin-3’ün tanıda ve prognozun belirlenmesinde bir öneminin olmadığı belirlendi.Anahtar Kelimeler: Apandisit, akut faz reaktanı, pentraxin-3