Person:
YABACI TAK, AYŞEGÜL

Loading...
Profile Picture
Email Address
Birth Date
Research Projects
Organizational Units
Organizational Unit
Job Title
Last Name
YABACI TAK
First Name
AYŞEGÜL
Name

Search Results

Now showing 1 - 10 of 43
  • Publication
    Metadata only
    When do we need to suspect maturity onset diabetes of the young in patients with type 2 diabetes mellitus?
    (2022-01-01T00:00:00Z) ÜSTAY, ÖZLEM; Apaydin, Tugce; Elbasan, Onur; Polat, Hamza; Gunhan, Gizem; Dincer, Ceyda; Seker, Lamia; Ates, Esra Arslan; Yabaci, AYŞEGÜL; GÜNEY, AHMET İLTER; Yavuz, Dilek Gogas; YABACI TAK, AYŞEGÜL
    Objetivo: Maturity onset diabetes of the young (MODY) patients have clinical heterogeneity as shown by many studies. Thus, often it is misdiagnosed to type 1 or type 2 diabetes(T2DM). The aim of this study is to evaluate MODY mutations in adult T2DM patients suspicious in terms of MODY, and to show clinical and laboratory differences between these two situations. Subjects and methods: In this study, we analyzed 72 type 2 diabetic patients and their relatives (35F/37M) who had been suspected for MODY and referred to genetic department for mutation analysis. The gene mutations for MODY have been assessed in the laboratory of Marmara University genetics. Totally 67 (32F/35M; median age 36.1) diabetic patients were analyzed for 7 MODY mutations. Twelve patients who have uncertain mutation (VUS) were excluded from study for further evaluation. MODY(+) (n:30) patients and T2DM patients (n:25) were compared for clinical and laboratory parameters. Results: In MODY(+) subjects, mutations in GCK (MODY 2) (n:12; 40%) were the most common followed by HNF4A (MODY 1) (n:4; 13.3%). Diabetes diagnosis age was younger in MODY(+) group but not statistically significant. Sixty-six percent of MODY(+) subjects had diabetes history at 3-consecutive generations in their family compared with 28% of T2DM patients statistically significant (p:0.006). Gender, BMI, C-peptide, HbA1c, lipid parameters, creatinine, GFR, microalbuminuria, vitamin D and calcium were not statistically different between the groups. Conclusion: According to present study results, MODY mutation positivity is most probable in young autoantibody (-) diabetic patients diagnosed before 30 years of age, who have first degree family history of diabetes. Arch Endocrinol Metab. 2022;66(1):32-9
  • Publication
    Metadata only
    Diffusion Tensor Imaging of Brain Metastases in Patients with Breast Cancer According to Molecular Subtypes.
    (2020-06-21T00:00:00Z) Turk, HM; Sari, L; Yurtsever, I; Yabaci, A; Peker, AA; Alkan, ALPAY; YURTSEVER, İSMAİL; GÜLTEKİN, MEHMET ALİ; TOPRAK, HÜSEYİN; TÜRK, HACI MEHMET; YABACI TAK, AYŞEGÜL; ALKAN, ALPAY
  • Publication
    Open Access
    Fibromiyalji Sendromu ile Bağırsak Mikrobiyotası Arasındaki İlişkinin Araştırılması
    (2021-03-01T00:00:00Z) Albayrak, Büşra; Süsgün, Seda; Küçükakkaş, Okan; Akbaş, Fahri; Yabacı, Ayşegül; Özçelik, Semra; SÜSGÜN, SEDA; KÜÇÜKAKKAŞ, OKAN; AKBAŞ, FAHRİ; YABACI TAK, AYŞEGÜL; ÖZÇELİK, SEMRA
    Fibromiyalji sendromu (FMS), yetişkin popülasyonda bildirilen prevalansı %3-10 olan, kronik yaygın ağrının sık görülen formlarından biridir. Tipik ağrının klinik görünümü ve ilişkili somatik ve psikolojik semptomların varlığı tanıya temel oluşturur. FMS sinir sistemi disfonksiyonu ile ilişkilidir ve nörotransmitterler fibromiyalji için onaylanmış bir dizi ilacın hedefi olarak rol oynamaktadır. Bununla birlikte, FMS’de altta yatan mekanizmalar kesin olarak henüz bilinmemekle birlikte birçok hipotez ortaya konmuştur. Fibromiyalji ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) arasındaki ilişki göz önüne alındığında, değişen bağırsak mikrobiyomu fibromiyalji ile ilişkili olabilir. Bu çalışmada, FMS tanılı hastalarda sağlıklı kontrollere göre değişen bağırsak mikrobiyom düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Mikrobiyom çalışması için FMS tanılı 54 hastadan ve 36 sağlıklı kişiden oluşan kohorttan fekal örnekler toplanmıştır. Kontrol grubunda herhangi bir mental ve/veya fiziksel hastalığı olanlar çalışma dışında bırakılmıştır. FMS’li hasta grubu, -American College of Rheumatology (ACR)- 2010 tanı kriterlerine bağlı kalınarak belirlenmiştir. Fekal örnekler, kullanılana kadar -80°C’de muhafaza edilmiş ve buz üzerinde çözülmüş; her ekstraksiyon için 0.3 g feçes tartılmıştır. DNA izolasyonu, ticari kit ile üreticinin protokolüne uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Örnekler, gerçek zamanlı polimeraz zincir yöntemi ile Bacteroidetes, Firmicutes, Enterobacter, Lactobacillus, Streptococcus ve Bifidobacterium’a özgül primerler ile 16S rRNA gen amplifikasyonu yapılarak karşılaştırılmıştır. Sonuçlara göre, hasta grubunda Bacteroidetes ve Bifidobacterium istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artarken (p< 0.05), Firmicutes’in azaldığı saptanmıştır (p< 0.001). Enterobacter, Streptococcus ve Lactobacillus için istatistiksel olarak anlamlı sonuç bulunamamıştır (p> 0.05). Bakteriler arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, Bacteroidetes ile Firmicutes yüzdesi arasında istatistiksel olarak yüksek anlamlı ve negatif korelasyon bulunurken (r= -0.778, p< 0.001), Enterobacter ve Bifidobacterium yüzdesi arasında orta derecede istatistiksel anlamlılık ve pozitif korelasyon gözlenmiştir (r= 0.460, p= 0.005). Sonuçlar, bağırsak mikrobiyotasının fibromiyaljide rol oynayabileceğini göstermektedir. Bağırsaktaki Firmicutes ve Bacteroidetes filumlarının dengesinin bağırsak homeostazı için önemli etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Özetle, daha büyük kohortlarda yapılacak büyük ölçekli araştırmaların, bağırsak mikrobiyomu ve FMS arasındaki ilişkiyi anlamada ve olası tedavi seçeneklerini değerlendirmede etkili olacağı açıktır.
  • Publication
    Metadata only
    Erişkin Akut Böbrek Hasarı Etiyolojisi ve Prognozunu Etkileyen Faktörlerin Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi
    (2020-06-01T00:00:00Z) Göçken, Abdülkadir; Ayar, Yavuz; Yavuz, Mahmut; Yabacı, Ayşegül; YABACI TAK, AYŞEGÜL
    Amaç:Akut böbrek hasarı (ABH) günümüzde hala önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Sıklığı, etiyolojisi, prognozu ve mortalitesinde birçok faktör etkili olmaktadır. Çalışmamızda ABH etiyolojisi ve prognostik faktörleri ortaya koymayı amaçladık.Yöntemler:Çalışmaya nefroloji servisine akut böbrek yetmezliği tanısı ile Ocak 2011- Aralık 2015 tarihleri arasında yatarak tedavi edilmiş 272 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özelliklerinin yanı sıra klinik ve laboratuvar bulguları retrospektif olarak incelendi.Bulgular:Hastaların %47,4’ü kadın, %52,6’sı erkek idi. Tüm hastaların yaş ortalaması 61,6, ortalama yatış süresi 13,3 gün, hemodiyaliz sayısı 1,24, mortalite oranı %4,8 bulundu. Hemodiyaliz ihtiyacı ve sayısı yaşlı grupta (>65 yaş) anlamlı şekilde yüksekti. Hemodiyaliz ihtiyacı ve sayısı renal ABH’li grupta daha fazlaydı (%48,7, 1,9). Renal ABH’lilerde yatış süresi ve mortalite diğer gruplarla kıyaslandığında daha yüksekti (16,4 gün, %8,8). Enfeksiyonu olanlarda (%42) mortalite, yatış süresi ve hemodiyaliz sayısı anlamlı şekilde artmıştı.Sonuç:ABH’de etiyoloji ve eşlik eden enfeksiyon varlığı mortaliteyi etkileyen en önemli faktörlerdir. Bunun yanında anemi ve ileri yaş hastanede yatış süresini ve hemodiyaliz ihtiyacını arttırmaktadır.Anahtar Kelimeler:Akut böbrek hasarı, mortalite, prognostik faktörler
  • Publication
    Metadata only
    The impact of obesity on acute pancreatitis outcomes in older patients
    (2020-03-01T00:00:00Z) Büyükaydın, Banu; Yabacı, Ayşegül; Kiremitçi, Sercan; Soysal, Pınar; Biberci Keskin, Elmas; Şentürk, Hakan; BİBERCİ KESKİN, ELMAS; BÜYÜKAYDIN, BANU; SOYSAL, PINAR; YABACI TAK, AYŞEGÜL; ŞENTÜRK, HAKAN
    AimThe aim of this study was to investigate the impact of obesity on acute pancreatitis outcomes in older patients.FindingsObesity in older patients with acute pancreatitis was not associated with worse outcomes, including in-hospital mortality, long-term mortality, and recurrence.MessageThe impact of obesity in older people with acute pancreatitis may not be as deleterious as seen in younger patients.AbstractPurposeAlthough obesity is an established risk factor for a number of diseases, several epidemiological studies have demonstrated that older obese patients have better survival rates than non-obese old patients in various disease states. In this context, the relationship between obesity and acute pancreatitis outcome in older patients is controversial. Therefore, the authors aimed to investigate the impact of obesity on acute pancreatitis outcomes in older patients.MethodsPatients aged > 65years who had been hospitalized for acute pancreatitis were retrospectively analyzed. Among them, 190 patients were included. The median age was 73 (68–79) years, and 118 (62.1%) were women. Obesity was assessed according to body mass index, and patients were classified as either obese or non-obese. The primary endpoint of the study was in-hospital major adverse events (major in-hospital complications and death). The secondary endpoints were acute pancreatitis recurrence, 30-day all-cause mortality, and long-term all-cause mortality.ResultsA total of 77 (40.5%) patients were obese. In-hospital major adverse events were observed in 40 (21.1%) patients. There was no statistical difference in major in-hospital adverse events between the two groups (27 [23.9%] in non-obese patients vs. 13 [16.9%] in obese patients,p = 0.24). Further, the 30-day mortality, long-term survival, and acute pancreatitis recurrence rates were similar (allp > 0.05). The median follow-up time was 18 (0–80) months.ConclusionObesity does not result in higher mortality or complications in older patients with acute pancreatitis. Although the underlying mechanism needs to be elucidated, the deleterious effect of obesity seems to be diminished in older patients.
  • Publication
    Metadata only
    Sepsis Oluşturulmuş Ratlarda Böbrek Histopatolojisinin ve Aynı Modelde Askorbik Asitin Koruyucu Etkisinin Araştırılması
    (2019-10-20T00:00:00Z) Haziyev, Elgun; GÜRSU, MELTEM; ELÇİOĞLU, ÖMER CELAL; Artan, Ayşe Serra; İbişova, Arzu; ÇOBAN, GANİME; YABACI, AYŞEGÜL; GÜLER, ERAY METİN; KAZANCIOĞLU, RÜMEYZA; ELÇİOĞLU, ÖMER CELAL; ÇOBAN, GANİME; YABACI TAK, AYŞEGÜL; GÜLER, ERAY METİN; KAZANCIOĞLU, RÜMEYZA
  • Publication
    Metadata only
    Investigation of the effectiveness of CBCT and gray scale values in the differential diagnosis of apical cysts and granulomas
    (2020-07-01T00:00:00Z) Etöz, Meryem; Amuk, Mehmet; Avcı, Fatma; Yabacı, Ayşegül; YABACI TAK, AYŞEGÜL
  • Publication
    Metadata only
    İdiyopatik jeneralize epilepsi tanılı hastalarda miR-132, miR-146a ve miR-155’in biyobelirteç potansiyellerinin incelenmesi
    (2021-11-28T00:00:00Z) Bayrakoğlu, Alişan; Toruntay, Ceyhun; Süsgün, Seda; Yabacı Tak, Ayşegül; Yücesan, Emrah; Bebek, Nerses; BAYRAKOĞLU, ALİŞAN; TORUNTAY, CEYHUN; SÜSGÜN, SEDA; YABACI TAK, AYŞEGÜL; YÜCESAN, EMRAH; USLU, FERDA
  • Publication
    Open Access
    Correlation of Body Composition Analysis with Anthropometric Measurements in Peritoneal Dialysis Patients
    (2022-01-01T00:00:00Z) ARTAN, AYŞE SERRA; GÜRSU, Meltem; ELÇİOĞLU, Ömer Celal; YABACI TAK, AYŞEGÜL; KAZANCIOĞLU, Rümeyza; ARTAN, AYŞE SERRA; GÜRSU, MELTEM; ELÇİOĞLU, ÖMER CELAL; YABACI TAK, AYŞEGÜL; KAZANCIOĞLU, RÜMEYZA
    Objective: This study investigates correlations between different methods for diagnosis of protein energy malnutrition (PEM) in peritoneal dialysis patients. Methods: Twenty four patients were included. Patients with amputations, infections, peritonitis, malignancies and PD duration less than three months were excluded. Physical examination findings, laboratory results and anthropometric measurements were recorded. Body composition analysis was performed with multi-frequency bioimpedance analyzer. Dialysis malnutrition score (DMS) was calculated. The correlations of different parameters were searched. Results: Eleven patients were female and 13 patients were male. Mean age was 58.9±12.6 years. Median dialysis duration was 25 (interquartile range: 14) months. Protein percentage was negatively correlated with fat percentage (r=-0.785; p<0.001), triceps skinfold thickness (SFT) (r=-0.641; p<0.001), biceps SFT (r=-0.685; p<0.001), body mass index (BMI) (r=-0.867; p<0.001), mid-arm circumference (r=-0.680; p=0.001). Fat percentage was positively correlated with BMI (r=0.780; p<0.001), biceps SFT (r=0.817; p<0.001), triceps SFT (r=0.901; p<0.001) and mid-arm circumference (r=0.558; p=0.005) Albumin was negatively correlated with DMS (r= -0.439; p=0.032). DMS and albumin were not correlated with bioimpedance and anthropometry Conclusion: Albumin is a marker of PEM in PD patients. Malnutrition scores may be used as adjunct methods. Increase in fat mass and percentage may influence the interpretation of anthropometric measurements.
  • Publication
    Metadata only
    The Effect of Antiretroviral Therapy on IL-6, IL-1β, TNF-α, IFN-γ Levels and their Relationship with HIV-RNA and CD4+ T Cells in HIV Patients.
    (2020-07-12T00:00:00Z) Koc, MM; Kocyigit, A; Yabaci, A; Guler, Eray Metin; Okay, G; Akkoyunlu, Y; OKAY, GÜLAY; MERİÇ KOÇ, MELİHA; GÜLER, ERAY METİN; YABACI TAK, AYŞEGÜL; KOÇYİĞİT, ABDÜRRAHİM; AKKOYUNLU, YASEMİN