Person:
TAŞLIDERE, NAZAN

Loading...
Profile Picture
Email Address
Birth Date
Research Projects
Organizational Units
Organizational Unit
Job Title
Last Name
TAŞLIDERE
First Name
NAZAN
Name

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Publication
    Open Access
    Which dermatology patients attend to Dermatology Outpatient Clinics during the SARS-CoV-2 outbreak in Turkey and what happened to them?
    (2020-05-11T04:00:00Z) CENGİZ, Fatma Pelin; EMİROĞLU, Nazan; BAHALI, ANIL GÜLSEL; DİZMAN, DİDEM; TAŞLIDERE, NAZAN; MERT, Ömer; Gunes, Begum; KÜÇÜK, Özlem Su; ONSUN, Nahide; CENGİZ, FATMA PELIN; EMİROĞLU, NAZAN; BAHALI, ANIL GÜLSEL; DİZMAN, DİDEM; TAŞLIDERE, NAZAN; GÜNEŞ, BEGÜM; MERT, ÖMER; SU KÜÇÜK, ÖZLEM; ONSUN, NAHIDE
    Coronavirus disease, first emerged in Wuhan, rapidly spread all over the world since December 2019. There are concerns about elective dermatology appointments and its results. Herein, we aimed to find out which type of dermatologic patients attended to dermatology outpatient clinic. The patients visiting the clinics for elective dermatologic diseases between March 11 and 18, 2020, were included in this study. Their age, sex, diagnosis of disease, requirement for emergent intervention, and their medical records about COVID-19 were obtained. There were 390 patients attending to the dermatology outpatient clinic in this period. The most common disease was acne (N: 94, 24%), only 19% of patients need emergent interventions or dose adjustment. There were 40 (10%) patients over the age of 65. After their visits, five patients were diagnosed as COVID-19 in 2weeks. Dermatologic examinations may be a vector for severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) transmission since being closed to the patient. Five of our patients were diagnosed as COVID-19 after their elective visit to hospital. Since the asymptomatic course of some young patients, most of our patients were not screened for COVID-19. Our findings support the concerns of elective physician examinations.
  • Publication
    Metadata only
    PERCHERON ARTER VE TALAMIK İNFARKTÜS
    (2019-04-28) TAŞLIDERE, BAHADIR; TAŞLIDERE, BAHADIR; GÜLEN, BEDİA; TAŞLIDERE, NAZAN; BİBERCİ KESKİN, ELMAS
    PERCHERON ARTER VE TALAMİK İNFARKTÜS Bahadır Taşlıdere1, Bedia Gülen1, Nazan Taşlıdere2, Elmas Biberci Keskin3 1- Bezmialem Vakif Üniversitesi, Acil Tıp Ana Bilimdalı, İstanbul Türkiye 2- Bezmialem Vakif Üniversitesi, Dermatoloji Ana Bilimdalı, İstanbul Türkiye 3-Bezmialem Vakif Üniversitesi, İç Hastalıkları Ana Bilimdalı, İstanbul, Türkiye Sunum yapacak araştırmacı: Bahadır Taşlıdere, Dr. Öğrt. Üyesi. Cep Tlf:05326563135 Email:drbahadir@yahoo.com Adres: Bezmialem Vakif Üniversitesi, Acil Tıp Ana Bilimdalı. Adnan Menderes Bulvarı, Vatan Caddesi, 34093 Fatih/İstanbul ÖZET Anatomik bir varyasyon olarak bilinen Percheron arterin zamanla tıkanması durumunda bilateral talamik infarkt gelişir. Çok çeşitli fonksiyonlarda görev alan talamusta meydana gelen bu olay karşımıza tipik semptomları olmayan inme vakaları olarak çıkar. Acil Servise bilinç durum değişikliği ile gelen hastalarda somnolans ve oküler hareket bozukluğu tesbit edilmesi bizlere percheron arter oklüzyonuna bağlı talamik infarktı düşündürmelidir. Bu olgumuz ile nadir görülen bu durumdaki hastalara hızlı tanı alıp tedavilerine başlanması açısından dikkat çekmek istedik. GİRİŞ Serebrovasküler hastalıklar toplumda sık görülen, mortalitesi ve morbiditesi yüksek hastalıklardır. Posterior serebral arterden köken alıp talamusu kanlandırması beklenen arterlerin normalde bir çift halinde çıkması gerekirken nadir görülen anatomik bir varyasyon sonucu tek bir kök olarak çıkıp bilateral talamusu besler. Klinik önemi olan bu arter Percheron arter olarak adlandırılmıştır. Sıklıkla ateroskleroz zemininde meydana gelen percheron arter enfarktları oldukça nadir olup % 0.1-2 oranında görülmektedir. Percheron arter tıkanıklığı sonucu gelişen talamik infarkt vakaları klinik olarak hızlı başlangıçlı ve atipiktir. Ani gelişen bilinç düzeyinde dalgalanmalar ve letaljik durumdan komaya uzanan geniş bir yelpazade dramatik bir ilerleme gösterebilir. Bu yüzden hastaların hemen tanı alması prognoz açısından önemlidir (1,2). Hızlı tanı konusunda en büyük handikap bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülemede erken dönemde herhangi bir bulgu görülememesidir. Tanı konulmasını geciktiren bu süreç içerisinde hastalığın klasik triadını oluşturan ani bilinç değişikliği, hafıza bozukluğu ve vertikal bakış paralizisi görülür. OLGU 68 yaşında kadın hasta iki gündür devam eden çift görme ve uyuklama şikayeti ile getirildi. Özgeçmişinde hipertansiyon ve diabetes mellitus olan hastanın yapılan fizik muayenesi ve vital parametreleri normaldi, tansiyon 110/60 mmHg, nabız 86/dk, ateş 36,2°C. Nörolojik muayenesinde bilinci uykuya meyilli, koopere ve oryanteydi, sağda hemihipoestezi, sağ gözde dışa ve yukarı bakış kısıtlılığı bulunuyordu. Beyin BT’de akut nöroradyopatoloji saptanmadı, difüzyon MRG’de mesensefalon düzeyinde orta hatta ve bilateral paramedian talamik bölgelerde ADCC karşılığı olan akut difüzyon kısıtlılığı görüldü (Şekil 1). Beyin anjiyografide talamoperforan arter izlenememiş olup, klinik ve lokalizasyon dolayısıyla Percheron arter İnfarkt tanısı konuldu. Hasta trombolitik tedavi,destekleyici bakım ve hidrate edildi, beyin sapı refleksi 24 saat içinde düzelmeye başladı ve bilinç seviyesi daha iyi duruma geldi ve taburcu edildi. TARTIŞMA Bilinç düzeyinin normal olarak devam ettirilmesi Retiküler Aktive Edici Sistem, talamus ve serebral korteks tarafından sağlanır. Bu düzenleme içerisinde yer alan talamusta meydana gelen bir infark hastalarda letaljiden komaya kadar değişen bilinç durumun değişikliğine neden olur. Talamusun çok çeşitli fonksiyonlarda görev alması ve vasküler anatomisindeki farklılıklar sebebiyle herhangi bir nedenle hasar görmesi durumunda klinik bulgular çok geniş bir yelpazeye sahip olur bu da hastaya tanı konulmasında gecikmelerle sonuçlanabilir. Percheron Arter tıkanması, bilateral talamik infarktla karakterize nadir görülen iskemik bir inme nedenidir. Bilinç durum değişikliği (% 58), somnolans ve oküler hareket bozuklukları (% 65) ile birlikte görülür. Tüm iskemik inme olaylarının % 0.1- 0.6'sını ve talamik infarktların yaklaşık % 4- 35'ini oluşturur. Genellikle 30 yaşından sonra ve erkeklerde sıktır. Risk faktörleri arasında hipertansiyon, diabetes mellitus, sigara kullanımı, küçük arter hastalığı öyküsü bulunur. Klinik bulgulara ilaveten hastaya çekilen MR görüntülemede orta beyinde “V” işareti görülmesi tanı koymak için önemlidir. Açıklanamayan nörolojik semptomlarla başvuran hastalarda özellikle hemiparezi, ptozis, anizokorik pupiller ve anormal kraniyal sinir muayene bulguları bizlere talamik infarktlardan Percheron arter infarktını düşündürmelidir. Bu olgu sunumu ile klasik inme belirtileri taşımayan hastaların tanı konusundaki zorluklar göz önüne alınarak tedavide gecikme yaşanmaması için nadir görülen inme sebepleri arasında talamik infarklar unutulmamalıdır (3,4). SONUÇ Nadiren görülen Percheron arter infarktı iyi tanımlanmış bir klinik durum olmasına rağmen tanısı görüntüleme bulgularının yetersizliği nedeni ile atlanabilir. Bu durum lateralizan nörolojik bulgu olmadan bilinç değişikliğine yol açabilecek bir iskemik damar hastalığı olarak akılda tutulmalıdır. KAYNAKLAR 1. Li X, Agarwal N, Hansberry DR, Prestigiacomo CJ, Gandhi CD. Contemporary therapeutic strategies for occlusion of the artery of Percheron: a review of the literature. J Neurointerv Surg 2015;7:95–8 2. Khanni JL, Casale JA, Koek AY, Espinosa Del Pozo PH, Espinosa PS. Artery of Percheron Infarct: An Acute Diagnostic Challenge with a Spectrum of Clinical Presentations .Cureus. 2018 Sep 10;10(9):e3276. 3. Sandvig A, Lundberg S, Neuwirth J. Artery of Percheron infarction: a case report. J Med Case Rep. 2017;11:221 4. Stamm BJ, Lineback CM, Skolarus LE et al. Artery of Percheron infarct: 12 cases and their complex clinical courses. Neurohospitalist 2018; 8: 141 - 5
  • Publication
    Metadata only
    Can a Correct Diagnosis Be Established Using the Teledermatology Method?
    (2022-01-01T00:00:00Z) TAŞLIDERE, NAZAN; SU KÜÇÜK, ÖZLEM; TAŞLIDERE, NAZAN; SU KÜÇÜK, ÖZLEM
    Teledermatology is a remote method of diagnosis, treatment, and follow-up of the patient with visual communication technologies. It has been a research subject for many years, but its reliability has not been fully explained. With the emergence of the coronavirus disease-19 (COVID-19) pandemic in 2019, the need for teledermatology increased.This study aimed to evaluate the reliability of teledermatology. Material and Method: A total of 595 lesions of 546 patients who visited the dermatology outpatient clinic were included in the study. Two physicians evaluated the patients, one face-to-face and the other via multimedia messaging, and the diagnoses were compared with each other. Diagnoses were in total agreement if the first diagnoses were the same, in partial agreement if the second and third diagnoses were the same, and in no agreement if all diagnoses differed. The first diagnoses of Physicians 1 and 2 matched in 468 (total agreement rate: 76.8%) patients, and the second and third diagnoses matched in 44 and 8 patients, respectively (partial agreement rate: 8.7%). There was no agreement in the diagnoses of 75 patients (12.7%). In total, an agreement was reached in 520 patients (87.3%). Common diseases in dermatology practice, such as papulopustular and urticarial lesions, nails and hair diseases, infectious diseases, erythematous squamous diseases, those with pruritus, and skin malignancies, were diagnosed teledermatologically at a high rate of accuracy. In contrast, eczematous diseases, premalignant lesions, and other groups of diseases were less accurately diagnosed. In the last year, the importance of teledermatology has greatly increased with the COVID-19 pandemic. Our study shows that the store and forward (asynchronous) method of teledermatology can diagnose dermatological diseases with a high rate of accuracy.
  • Publication
    Open Access
    Melkersson-Rosenthal syndrome induced by COVID-19: A case report
    (2020-01-01T00:00:00Z) TAŞLIDERE, BAHADIR; MEHMETAJ, LILJANA; ÖZCAN, AYŞE BÜŞRA; GÜLEN, BEDİA; TAŞLIDERE, NAZAN; TAŞLIDERE, BAHADIR; MEHMETAJ, LILJANA; ÖZCAN, AYŞE BÜŞRA; GÜLEN, BEDİA; TAŞLIDERE, NAZAN
    Melkersson-Rosenthal syndrome is a rare condition characterized by a triad of orofacial edema, facial paralysis, and fissured tongue. Histopathological examination of the disease has demonstrated areas of inflammation involving mast cells. Activated mast cells also play a part in the pathogenesis of COVID-19 infection, as they release cytokines in the lungs. We present a case of a female patient presenting with edema. We present a case of a female patient presenting with edema. Her examination revealed edema in the right lower lip, right facial paralysis, and fissured tongue. COVID-19 may be associated with which was not previously included in the etiology of the disease.