Welcome to the Bezmialem Academic Repository


Bezmialem Vakıf University's Institutional Academic Archive System aims to ensure that the scientific knowledge and research outputs produced by our university are made available openly and sustainably for the benefit of society and all stakeholders. Our university considers it a fundamental responsibility to contribute to the advancement of science and the dissemination of academic knowledge, in line with the principles of transparency and reliability. Within the system, various academic outputs, such as articles, theses, books, book chapters, reports, and presentations, are made accessible.


Supported by ©SelenSoft Yazılım


By Access Status

bezmialem handle.net
base
opendoar
roar
roar
handle.net


Communities in DSpace

Select a community to browse its collections.

Now showing 1 - 5 of 8

Recent Submissions

  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Özgül öğrenme bozukluğu olan çocuklarda çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitiminin dikkat, denge ve yaşam kalitesi üzerine etkisi The effect of dual-task aerobic exercise training on attention, balance and quality of life in children with specific learning disorder
    ÇALIKUŞU, HAFİZE REYHAN
    ;
    DURGUT, ELİF
    Çalışmamızın amacı, Özgül Öğrenme Bozukluğu (ÖÖB) olan çocuklarda çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitiminin dikkat, denge ve yaşam kalitesi üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya 7-14 yaş arası ÖÖB tanılı 30 çocuk dahil edildi. Katılımcılar randomize bir şekilde çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitimi grubu (n=10, yaş ortalaması=9,7±2,16 yıl), aerobik egzersiz eğitimi grubu (n=10, yaş ortalaması=8,6±0,84 yıl) ve kontrol grubu (n=10, yaş ortalaması=8,9±1,19 yıl) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Katılımcıların dikkat düzeyleri Stroop Testi TBAG Formu ve İşaretleme testi ile; dengeleri Pediatrik Denge Skalası (PDS), Dinamik Yürüme İndeksi (DYİ) ve Biodex Denge Sistemi cihazı ile; yaşam kalitesi değerlendirmesi Çocuklar için Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) Çocuk ve Ebeveyn Formu ile; psikososyal ve davranışsal sorunların değerlendirilmesi Güçler ve Güçlükler Anketi (GGA), Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği (CEDÖ) ve Conners Öğretmen Değerlendirme Ölçeği (CÖDÖ) ile yapıldı. Çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitimi grubu ve aerobik egzersiz eğitimi grubuna fizyoterapist eşliğinde sekiz hafta boyunca, haftada üç gün, 50 dk olmak üzere orta-yüksek şiddette treadmil ile aerobik egzersiz eğitimi verildi. Çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitimi grubunda eğitim kognitif görevler ile birlikte uygulandı. Kontrol grubundaki katılımcılardan bu süre boyunca rutin günlük fiziksel aktivitelerine devam etmeleri istenildi. Her üç grup için de tüm değerlendirmeler eğitim programının başlangıcında ve 8. haftanın sonunda uygulandı. Çalışmanın veri analizinde SPSS Version 28.0 istatistik programı kullanıldı. Çalışmanın başlangıcında gruplar arası İşaretleme Testi'nin tarama süresi puanı dışındaki diğer tüm veriler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p> 0.05). Çalışma sonucunda egzersiz eğitimi alan her iki grubun da Stroop Testi ve İşaretleme Testinin çoğu alt skorunda; PDS ve DYİ total skorlarında; Biodex Denge Değerlendirme testlerinin çoğu alt parametresinde; ÇİYKÖ, GGA, CEDÖ ve CÖDÖ total puanlarında eğitim öncesine kıyasla anlamlı gelişmeler kaydedildi (p<0.05). Eğitim alan her iki egzersiz grubu arasında Stroop Testi TBAG Formunun 5. bölüm düzeltme sayısı puanı, PDS total skoru, stabilite limitleri testinin bazı alt skorları ve ÇİYKÖ Çocuk ve Ebeveyn Formu puanlarında elde edilen gelişmeler açısından çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitimi grubu lehine anlamlı fark bulundu (p <0.05). Sonuç olarak; treadmil ile orta-yüksek şiddette aerobik egzersiz eğitimine ek uygulanan kognitif egzersizlerin ÖÖB olan çocuklarda dikkat, denge ve yaşam kalitesi üzerinde ek faydalar sağlayabileceği belirlendi. Bu sonuçlar ile ÖÖB olan çocukların tedavisinde çift görev odaklı aerobik egzersiz eğitiminin faydalı bir yaklaşım olabileceğini düşünmekteyiz.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    The quest for ligands against kinesin motor protein Eg5 using CADD CADD kullanarak kinesin motor protein Eg5'e karsı ligand arayışı
    ŞAHİN, AHMET FATİH
    ;
    AKDEMİR, ATİLLA
    Kinesin motor proteini Eg5, mitotik iğ iplikçiği oluşumundaki temel rolü nedeniyle, kanser tedavisinde etkinliği kanıtlanmış bir hedeftir. Ancak, çok sayıda klinik denemeye rağmen, bugüne dek hiçbir Eg5 inhibitörü, sınırlı etkinlik, doz kısıtlayıcı toksisiteler ve ilaç direnci gibi zorluklar nedeniyle ruhsat onayı alamamıştır. Bu durum, üstün terapötik profillere sahip yeni kimyasal iskelet yapılarına yönelik kritik bir ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu tez, yeni nesil Eg5 inhibitörleri keşfetmek amacıyla kapsamlı ve çift yönlü bir hesaplamalı strateji kullanarak bu ihtiyaca yanıt vermektedir. Birinci yol, ~11 milyon bileşik içeren ZINC Anodyne kütüphanesine yönelik, valide edilmiş, yapı-temelli bir sanal tarama iş akışını içermektedir. İkinci ve daha keşifsel olan yol ise, 1 milyar bileşiklik devasa ZINC-ML kimyasal uzayını taramak için en son teknoloji bir DeepDocking aktif öğrenme kampanyasını kullanmıştır. Daha konservatif olan birinci yol, dört yeni ve aktif kemotipi başarıyla tanımlamış, lider aday ZINC243914928 in vitro olarak 28.97 µM'lik bir IC₅₀ değeri sergilemiştir. Hesaplamalı olarak bulunan bir adayın deneysel olarak doğrulanması, tüm iş akışının geçerliliği için kritik bir kanıt sağlamıştır. Daha da önemlisi, yapay zeka destekli ikinci yol, çok daha üstün in silico profillere sahip, yapısal olarak çeşitli yeni inhibitör sınıfları keşfetmiştir. Bu yoldan çıkan en iyi adaylar, hem referans inhibitörden hem de deneysel olarak doğrulanmış ilk yol adayından çok daha elverişli olan, hesaplanmış bağlanma serbest enerjileri sergilemiştir. Daha da önemlisi, her iki yoldan elde edilen nihai aday bileşikler, Lipinski'nin kurallarına uygun, olumlu ilaç-benzeri özellikler sergilemiş ve bilinen Eg5 kemotiplerine düşük Tanimoto benzerliği ile önemli yapısal yenilik göstermiştir; bu da iş akışının yeni yapilar tespit elde etmedeki başarısını doğrulamıştır. Sonuç olarak bu tez, Eg5 inhibisyonu için sadece çok sayıda yeni ve valide edilmiş kimyasal iskelet yapıları sunmakla kalmamış, aynı zamanda zorlu ilaç hedeflerinin üstesinden gelmek için güçlü ve çok yönlü bir hesaplamalı strateji ortaya koymuştur. Metodolojinin genel başarısıyla desteklenen ikinci yol adaylarının olağanüstü hesaplamalı profilleri, bu bileşiklerin yüksek bir etki potansiyeline sahip olduğunu kuvvetle düşündürmekte ve onları klinik olarak başarılı bir Eg5 hedefli terapötiğin geliştirilmesi için son derece umut verici başlangıç noktaları olarak işaretlemektedir.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Sıçan modelinde fasiyal sinir ezilme hasarı sonrası sistemik melatonin tedavisinin rejeneratif etkileri /Systemic melatonin improves regeneration after facial nerve crush injury in a rat model
    ÜNALDI, ATAHAN
    ;
    DİKER, NURETTİN
    ;
    PERGEL, TAHA
    Melatonin, esas olarak pineal bez tarafından salgılanan, sinir dokuları üzerinde çok yönlü antioksidan ve anti-apoptotik etkileri olan nöroendokrin bir hormondur. Bu çalışmanın amacı, fasiyal sinir ezilme hasarı sonrasında sistemik melatonin tedavisinin rejeneratif potansiyelini değerlendirmektir. Fasiyal sinir hasarı oluşturulan 24 Sprague-Dawley sıçanı rastgele üç gruba ayrıldı: (1) 20 mg/kg melatonin, (2) 5 mg/kg melatonin ve (3) kontrol. Çalışma gruplarına göre sıçanlara 28 gün boyunca günlük intraperitoneal enjeksiyonlar uygulandı. Fonksiyonel değerlendirmeler, göz kırpma refleksi ve bıyık hareketi genliği gibi parametrelerle haftalık olarak yapıldı. 28 günlük tedavi süresinin sonunda, fasiyal sinirlere elektromiyografi (EMG) uygulandı ve ardından fasiyal sinirin bukkal dalları histomorfometrik analiz için alındı. Bıyık hareketi genliği, 5 mg/kg ve 20 mg/kg melatonin gruplarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Her iki tedavi grubunda da EMG genliği daha yüksek, süre değerleri ise daha kısa olarak saptandı. Histomorfometrik analizde, optimum g-oranı (g-ratio) gösteren akson yüzdesi kontrol grubunda anlamlı derecede daha düşük bulundu. Ortalama akson yoğunluğu ise her iki melatonin tedavi grubunda da anlamlı olarak daha yüksekti. Sistemik olarak uygulanan her iki suprafizyolojik melatonin dozu, fasiyal sinir ezilme hasarı sonrası rejenerasyonu artırmıştır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Sagittal split ramus osteotomisinde hunsuck-epker ve posnick osteotomi modifikasyonlarının post operatif nörosensoriyal değişiklikler üzerine etkilerinin klinik olarak karşılaştırılması /Clinical comparision of hunsuck-epker and posnick osteotomy modifications on post operative neurosensorial disturbances after sagittal split ramus osteotomy
    SAYGI, ALİ TÖREL
    ;
    DİKER, NURETTİN
    "Kısa ve Alçak Osteotomi" tekniğiyle ilgili en önemli endişelerden biri, olası nörosensoriyel sonuçlarıdır. Klasik görüş, n. alveolaris inferior'un distal segment içerisinde kalması gerektiğini öngörsede, bu teknik sıklıkla sinirin proksimal segment içerisinde kısmen yer almasına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sagittal split ramus osteotomi (SSRO) sırasında uygulanan Hunsuck-Epker modifikasyonu ile "low and short medial osteotomi" modifikasyonunun postoperatif nörosensoriyel bozukluklar açısından karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Ağız ve Çene Cerrahisi Kliniği'ne ortognatik cerrahi amacıyla başvuran ve 18-35 yaş aralığında olan dentofasiyal deformiteli hastalar dahil edilmiştir. Split-mouth randomize kontrollü çalışma tasarımı kullanılmış olup, hastaların bir tarafında Hunsuck-Epker modifikasyonu, karşı tarafında ise "low and short medial osteotomi" modifikasyonu uygulanmıştır. Postoperatif 1., 3. ve 6. aylarda çift-kör yöntemle nörosensoriyel değişiklikler değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler, ağrılı uyarı, iki nokta ayrımı, basınç ve fırça darbesi yönü testlerini içermektedir. Ayrıca hastalar tarafından sağlanan görsel analog skala (VAS) skorları ile subjektif nörosensoriyel iyileşme de değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçları, "low and short medial osteotomi" ile Hunsuck-Epker modifikasyonu arasında nörosensoriyel iyileşme açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koymuştur. Ortognatik cerrahi sonrası inferior alveolar sinir hasarı açısından incelenen bu iki cerrahi teknik arasında anlamlı bir farkın olmaması, cerrahi teknik seçimi konusundaki belirsizlikleri gidermektedir. Bu bulgu, yalnızca cerrahi yöntemin değil, aynı zamanda cerrahi planlama sırasında bireysel hasta faktörleri ve anatomik varyasyonlar gibi etmenlerin de dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.
  • Item type:Publication, Access status: Open Access ,
    Transradial koroner anjiyografi girişimi sonrası soğuk uygulamanın hastalarda ağrı, ekimoz ve konfor düzeyleri üzerine etkisi /Effect of cold application after transradial coronary angiography intervention on pain, echymosis and comfort levels in patients
    GÖKCE, ŞEYMANUR
    ;
    AŞTI, TÜRKİNAZ ATABEK
    ;
    AYDIN, GÜLSÜN ÖZDEMİR
    Amaç: Bu araştırmanın amacı, transradial koroner anjiyografi [TRA] sonrası uygulanan soğuk uygulamanın, Transradial [TR] band kullanılan hastalarda görülen erken dönem komplikasyonlar [ağrı, hematom, kanama, ödem, ekimoz, yürüme bozukluğu] ve postoperatif konfor düzeyi üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Yöntem: Araştırma, deneysel ve karşılaştırmalı bir desenle, ön test-son test kontrol gruplu tasarlanmıştır. TRA sonrası, TR band uygulanan toplam 104 hasta çalışmaya dâhil edilmiştir. Hastalar, rastgele olarak deney [n=52] ve kontrol [n=52] gruplarına ayrılmıştır. Deney grubuna TR banda ek olarak soğuk uygulama yapılırken, kontrol grubuna sadece standart TR band uygulanmıştır. Veriler, laboratuvar parametreleri, ağrı puanları [NRS], Erken Postoperatif Konfor Ölçeği [EPKÖ] ve komplikasyon sıklıkları üzerinden değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada, işlem sonrası 0. saatte deney ve kontrol grupları arasında ağrı, hematom, kanama ve konfor düzeyi açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır [p>0,05]. Ancak 1-6 saat aralığında, deney grubunda ağrı, hematom, ödem, ekimoz ve yürüme bozukluğu oranlarının anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir [p<0,05]. TR bandın kalış süresinin deney grubunda daha kısa olduğu, şişirme hacmi ve hava boşaltılma oranlarının ise daha düşük gerçekleştiği saptanmıştır. 7-24 saat aralığında da ekimoz ve ödem gelişiminin deney grubunda anlamlı şekilde daha az olduğu gözlemlenmiştir. Konfor düzeyi açısından ise gruplar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç: Elde edilen bulgular, soğuk uygulamanın transradial anjiyografi [TRA] sonrası gelişen lokal komplikasyonları azaltmada etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak postoperatif konfor düzeyi üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda, hemşirelik bakımında soğuk uygulama; girişim sonrası gelişebilecek komplikasyonların önlenmesinde güvenli ve etkili bir destekleyici yöntem olarak değerlendirilebilir. Anahtar Sözcükler: Transradial anjiyografi, TR band, soğuk uygulama, ağrı yönetimi, konfor düzeyi